5237 sayılı TCK m. 184/5'te düzenlenen etkin pişmanlık hükmü ile 5271 sayılı CMK m. 231'de düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu arasındaki ilişkiyi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun içtihatları çerçevesinde açıklayınız. İmar kirliliği suçunda faile HAGB kararı verilebilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örneğin 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 E., 2014/91 K. sayılı kararı), imar kirliliği suçunda (TCK m.184) fail hakkında HAGB kararı **verilemez**. Bunun temel gerekçesi, TCK m. 184/5'te düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün, HAGB'ye göre **fail lehine daha özel ve daha avantajlı bir düzenleme** olmasıdır. İlişki şu şekilde kurulur: 1. **Özel Hükmün Önceliği:** TCK m. 184/5, faile, ruhsatsız yapıyı imar planına ve ruhsata uygun hale getirmesi halinde kamu davasının düşmesi veya mahkumiyetin bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması gibi çok daha lehe bir sonuç sunmaktadır. Bu, imar kirliliği suçuna özgü, özel bir düzenlemedir. 2. **HAGB'nin Genel Niteliği:** CMK m. 231'deki HAGB ise, şartları oluştuğunda birçok suç tipi için uygulanabilen genel nitelikte bir kurumdur. Ancak HAGB, denetim süresi sonunda sadece davanın düşmesini sağlar; yapının hukuka aykırı durumu devam eder. 3. **Yargıtay'ın Yorumu:** Yargıtay'a göre, kanun koyucu imar kirliliği suçu için faile yapıyı yasallaştırma imkanı tanıyarak çok daha kapsamlı bir lehe düzenleme getirmiştir. Fail, bu özel ve daha lehe olan imkandan (TCK m. 184/5) yararlanma yolunu seçmeyip, yapıyı hukuka aykırı haliyle bırakıyorsa, bu durumda genel bir kurum olan HAGB'nin (CMK m. 231) korumasından yararlandırılması, kanunun amacına ve adalet anlayışına aykırı olur. Sonuç olarak, TCK m. 184/5'teki özel ve daha lehe etkin pişmanlık hükmünün varlığı, aynı suç için CMK m. 231'deki genel HAGB hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmektedir.