Bir kişinin, mahkeme kararıyla ismini değiştirmesi sonrasında, üniversitesinden eski ismine göre düzenlenmiş diplomasının yeni ismine göre yeniden düzenlenmesini talep etmesi, Anayasa'nın hangi temel hakkı kapsamındadır? Üniversitenin bu talebi, 'diploma bir kez düzenlenir' şeklindeki bir yönerge hükmüne dayanarak reddetmesi, Anayasal denetimde neden 'ölçülülük' ilkesine aykırı bulunur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89077

Bu talep, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan **'özel hayata saygı hakkı'** kapsamındadır. Anayasa Mahkemesi'nin M. K. (B. No: 2019/42961) kararında da belirttiği gibi, isim, kişinin kimliğinin, onurunun ve özel hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. Kişinin, yasal olarak edindiği yeni kimliğiyle tanınma ve resmi belgelerini bu kimliğe uygun hale getirme hakkı, özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkının bir gereğidir. Üniversitenin bu talebi bir yönerge hükmüne dayanarak reddetmesi, Anayasal denetimde 'ölçülülük' ilkesine aykırı bulunur. Çünkü ölçülülük ilkesi, bir hakka yapılan müdahalenin meşru amacı gerçekleştirmek için 'elverişli', 'gerekli' ve 'orantılı' olmasını gerektirir. - **Gereklilik ve Orantılılık Açısından Aykırılık:** Üniversitenin 'sahteciliği önleme' veya 'kamu düzenini koruma' gibi meşru amaçları olabilir. Ancak, mahkeme kararıyla sabit olan bir isim değişikliğini diplomaya işlemek yerine, sadece arkasına bir şerh düşerek kişiyi hayatı boyunca eski ismini de ifşa etmek zorunda bırakmak, bu amaca ulaşmak için **gerekli olandan daha ağır bir müdahaledir.** Özellikle hekimlik gibi, diplomanın sürekli olarak sergilenmesi gereken bir meslekte, bu durum kişiye orantısız bir külfet yükler ve mahremiyetini sürekli olarak ihlal eder. Kamu yararı (diploma güvenliği) ile bireyin temel hakkı (özel hayata saygı) arasında kurulması gereken adil denge, birey aleyhine bozulmuştur. Daha az müdahale teşkil eden bir yöntemle (yeni diploma düzenleyip eskisini iptal etmek gibi) aynı kamusal amacın sağlanması mümkünken, en ağır yöntemin seçilmesi müdahaleyi orantısız kılar. Bu nedenle AYM, bu tür ret kararlarını özel hayata saygı hakkının ihlali olarak görmektedir.