5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu m. 107/4, örgüt kurma, yönetme ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkumiyet halinde koşullu salıverilme oranını ağırlaştırırken, 'örgüte üye olma' suçunu açıkça saymamıştır. Bu durum, sadece 'örgüte üye olma' (TCK m.220/2) suçundan mahkum olan bir hükümlünün infaz rejiminde nasıl bir yoruma yol açmaktadır? Bu hükümlü hakkında m. 107/4 uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89074

5275 sayılı Kanun m. 107/4'ün lafzında 'örgüte üye olma' suçunun açıkça sayılmaması, uygulamada ciddi bir hukuki tartışma ve belirsizlik yaratmıştır. Bu konuda iki temel yorum ortaya çıkmıştır: 1. **Lafzi ve Dar Yorum (Lehe Yorum):** Bu görüşe göre, ceza ve infaz hukukunun temel ilkelerinden olan 'kanunilik' ve 'kıyas yasağı' gereğince, kanunda açıkça sayılmayan bir suç tipi için ağırlaştırıcı infaz rejimi uygulanamaz. Kanun koyucu, m. 107/4'te 'örgüt kurmak veya yönetmek' suçlarını sayarken, aynı derecede önemli olan 'örgüte üye olmak' suçunu bilinçli olarak veya ihmalen dışarıda bırakmıştır. Sebep ne olursa olsun, bu yasal boşluk hükümlü lehine yorumlanmalıdır. Dolayısıyla, sadece 'örgüte üye olma' suçundan mahkum olan bir hükümlü hakkında m. 107/4'teki ağırlaştırılmış koşullu salıverilme oranı (örneğin 2/3) değil, genel koşullu salıverilme oranı (örneğin 1/2) uygulanmalıdır. 2. **Amaca Yönelik ve Geniş Yorum (Aleyhe Yorum):** Bu görüş, kanunun lafzındaki eksikliğe rağmen, kanun koyucunun amacının tüm örgütlü suçları kapsamak olduğunu savunur. 'Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' ibaresinin, örgüt üyeliğini de zımnen kapsadığı veya kanun koyucunun 'üye olma'yı saymayı unutmasının bir yazım hatası olduğu ve bu hatanın amaca uygun yorumla düzeltilmesi gerektiği ileri sürülür. Bu yoruma göre, örgüt üyeliği suçu da örgütlü suçluluğun temel bir biçimi olduğundan, bu suçtan mahkum olanlar hakkında da m. 107/4'ün uygulanması gerekir. Uygulamada ve infaz savcılıklarında genellikle bu görüş benimsenmektedir. **Hukuki Durum:** Bu konudaki belirsizlik, 'hukuki güvenlik' ve 'öngörülebilirlik' ilkelerini zedelemektedir. Lafzi yoruma sıkı sıkıya bağlı kalındığında lehe yorumun uygulanması gerekse de, Yargıtay'ın ve uygulamanın genel eğilimi, amaca yönelik yorumla örgüt üyeliği suçunu da m. 107/4 kapsamına dahil etme yönündedir. Ancak bu durum, kanunilik ilkesi açısından eleştiriye açıktır.