5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 107/4'te yer alan 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' ibaresinin, TCK m. 220'nin sistematiği açısından sadece örgütün kurucusu, yöneticisi ve üyesi olanları mı, yoksa örgüte yardım eden (TCK m. 220/7) veya örgüt adına suç işleyen (TCK m. 220/6) kişileri de mi kapsadığı konusundaki hukuki tartışmayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89064

Bu konu, örgütlü suçlarda infaz rejiminin en tartışmalı noktalarından biridir ve temelinde kavramsal bir belirsizlik yatar. Tartışma şu iki eksende yürür: 1. **Dar Yorum (TCK m.220 Sistematiğine Dayalı Görüş):** Bu görüşe göre, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' ibaresi, TCK m.220'nin sistematiğiyle birlikte okunmalıdır. TCK m.220/4, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan da ceza verileceğini' düzenler. Bu fıkra, doğrudan doğruya örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan kurucu, yönetici ve üyeleri düzenleyen m.220/1 ve m.220/2'den hemen sonra gelmektedir. Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayanların (yardım eden, örgüt adına suç işleyen) durumu ise m.220/6 ve m.220/7'de ayrıca düzenlenmiştir. Bu sistematik yorum, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleme'nin, ancak örgütle organik bir bağ (üyelik, yöneticilik) kurulduğunda söz konusu olabileceğini savunur. Bu görüşe göre, 5275 s.K. m.107/4'teki ağırlaştırılmış infaz rejimi sadece örgüt kurucuları, yöneticileri ve üyeleri için geçerli olmalıdır. 'Örgüte yardım eden' veya 'örgüt adına suç işleyen' bu kapsama girmez. 2. **Geniş Yorum (Lafzi ve Amaca Yönelik Yorum):** Bu görüş, 5275 sayılı Kanun'un lafzına odaklanır. M.107/4, failin sıfatından (üye, yönetici vb.) bağımsız olarak, mahkumiyete konu olan suçun niteliğine, yani 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç' olup olmadığına bakılmasını gerektiğini savunur. Bu yoruma göre, kanun koyucu failin örgütsel konumundan ziyade, işlenen fiilin kendisinin örgütün amacına hizmet eden bir faaliyet olmasını yeterli görmüştür. Dolayısıyla, bir kişi örgüte üye olmasa bile, işlediği suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse (örneğin örgüt adına bombalama eylemi yapmak), m.107/4'ün uygulanması gerekir. Uygulamada genellikle bu geniş yorum benimsenmektedir. **Hukuki Sorun:** Bu iki farklı yorum, öngörülebilirlik ve kanunilik ilkeleri açısından ciddi bir sorun yaratmaktadır. Dar yorum 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesine daha uygunken, geniş yorum kanunun lafzına ve örgütlü suçlarla mücadelenin caydırıcılık amacına daha yakın durmaktadır. İncelenen makale, bu belirsizliğin yasal bir düzenleme ile netleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.