Anayasa Mahkemesi'nin 2019/42961 başvuru numaralı M.K. kararında, mahkeme kararıyla ismini değiştiren bir tıp doktorunun, diplomasının yeni ismine göre yeniden düzenlenmesi talebinin üniversite tarafından reddedilmesi neden özel hayata saygı hakkının (Anayasa m.20) ihlali olarak kabul edilmiştir? Derece mahkemelerinin sadece Yönerge hükümlerine dayanmasının yetersiz görülmesinin sebebi nedir?
Anayasa Mahkemesi, M.K. başvurusunda bu durumu özel hayata saygı hakkının ihlali olarak kabul etmiştir çünkü; 1. **Özel Hayatla Sıkı İlişki ve Ciddi Etki:** İsim, kişinin kimliğinin ve özel hayatının temel bir parçasıdır. Bir tıp doktorunun diploması ise mesleki hayatının en önemli belgesidir ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik uyarınca herkesin görebileceği bir yere asılması zorunludur. Diplomadaki eski isim ile kişinin güncel ismi arasındaki farklılık, başvurucunun sürekli olarak özel hayatına dair bir bilgiyi (isim değişikliği) üçüncü kişilere açıklamak zorunda kalmasına, sosyal ve mesleki itibarının sorgulanmasına ve başkalarıyla ilişki kurma imkanının zayıflamasına neden olmaktadır. AYM, bu durumun başvurucunun özel hayatına 'ciddi şekilde etki ettiğini' ve 'belirli bir ağırlık düzeyine ulaştığını' tespit etmiştir. 2. **Yetersiz Gerekçe ve Dengesiz Müdahale:** Derece mahkemeleri, talebi reddederken sadece üniversitenin Yönergesi'ne (diplomanın yeniden düzenlenmeyeceği, değişikliğin arkasına şerh düşüleceği kuralı) dayanmıştır. AYM'ye göre bu gerekçe, 'ilgili ve yeterli' değildir. Mahkemeler, Yönerge kuralının uygulanmasındaki kamusal menfaat (örneğin sahteciliğin önlenmesi) ile başvurucunun diplomasının yeni kimlik bilgilerine göre düzenlenmesindeki bireysel yararı (mahremiyet hakkı, mesleki itibarın korunması) arasında bir denge kurmamış, başvurucunun hekimlik mesleğinin özelliklerinden kaynaklanan özel durumunu hiç tartışmamıştır. Bu durum, müdahalenin demokratik bir toplumda 'zorunlu' ve 'orantılı' olmadığını göstermektedir. Kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki denge, başvurucu aleyhine bozulmuştur. Bu nedenlerle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.