5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu m.107/4, 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan' mahkumiyet halinde koşullu salıverilme oranını ağırlaştırırken, TCK m.6/1-j'deki 'örgüt mensubu suçlu' tanımında bu ifadeye yer vermemektedir. Bu kavramsal farklılık, örgüt üyeliğinden hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmayan, ancak örgütün işlediği bir 'faaliyet suçu'ndan mahkum olan bir hükümlünün infaz rejiminde nasıl bir belirsizlik ve 'şahsilik ilkesi' ihlali riski yaratmaktadır?
Bu kavramsal farklılık, uygulamada ciddi bir belirsizlik ve 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesinin ihlali riski yaratmaktadır. Sorun şuradan kaynaklanmaktadır: - **TCK m.220'nin Sistematiği:** TCK m.220, örgütlü suçluluğu bireyselleştirerek 'örgüt kurma/yönetme' (m.220/1), 'örgüte üye olma' (m.220/2), 'örgüt adına suç işleme' (m.220/6) ve 'örgüte yardım etme' (m.220/7) şeklinde farklı katılım biçimleri tanımlamıştır. 'Örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi' (m.220/4) ise, bu sıfatlara sahip kişilerin ayrıca işledikleri suçlar için cezalandırılacağını belirten bir içtima kuralıdır. Dolayısıyla, bir kişinin bir suçu 'örgüt faaliyeti çerçevesinde' işlediğinin kabulü, onun TCK m.220'de tanımlanan bir örgütsel bağının (kurucu, yönetici, üye, adınasuç işleyen vb.) mahkeme kararıyla kesin olarak tespit edilmesini gerektirir. - **Belirsizlik ve Şahsilik İlkesi İhlali:** Bir hükümlü hakkında örgüt üyeliği, yöneticiliği veya örgüt adına suç işlediğine dair kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yoksa, sadece başka örgüt üyeleriyle birlikte işlediği bir suçtan (faaliyet suçu) mahkum olması, onun cezasının infazının 5275 s.K. m.107/4'e göre (örneğin 2/3 oranıyla) yapılmasını otomatik olarak gerektirmemelidir. Aksi takdirde, kişinin örgütsel bağı yargı kararıyla sabit olmamasına rağmen, sırf işlenen suçun niteliğine (örgütün genel faaliyetine dahil olması) bakılarak, infaz aşamasında hakkında 'örgütlü suçlu' muamelesi yapılmış olur. Bu durum, mahkumiyet hükmünün kapsamını aşan bir yorumla infazın ağırlaştırılması anlamına gelir ve 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesini ihlal eder. Hükümlü, sadece kesinleşen mahkumiyet kararında yer alan fiil ve hukuki niteleme çerçevesinde bir infaz rejimine tabi tutulmalıdır. Hakkında örgütsel bağ tespiti yapılmamışsa, faaliyet suçunun infazı genel hükümlere göre yapılmalıdır.