Bir işçinin COVID-19 salgınına, işverenin görevlendirmesiyle yaptığı bir müşteri ziyareti sırasında yakalanması 'iş kazası' sayılır mı? Bu durumun iş kazası olarak kabul edilebilmesi için hangi koşulların ispatlanması gerekir ve bu ispatta karşılaşılabilecek temel zorluk nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89030

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca iş kazası, 'sigortalının işyerinde bulunduğu sırada' veya 'işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle' veya 'bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda' meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hâle getiren olaydır. Bu tanım çerçevesinde, işverenin görevlendirmesiyle yapılan müşteri ziyareti sırasında COVID-19'a yakalanmak, teorik olarak bir iş kazası sayılabilir. Ancak bunun hukuken kabulü için temel şart, virüsün bulaşması ile yürütülen iş arasında bir **illiyet (nedensellik) bağının** kurulmasıdır. Yani, virüsün tam olarak o müşteri ziyareti sırasında ve işin yürütümü nedeniyle bulaştığının ispatlanması gerekir. **İspattaki Temel Zorluk:** COVID-19 gibi bulaşıcı ve yaygın bir salgın hastalıkta illiyet bağının kesin olarak ispatlanması oldukça zordur. Salgının kuluçka süresi, virüsün toplumun her kesiminde bulunma ihtimali ve işçinin iş dışında da virüse maruz kalma olasılığı gibi nedenlerle, virüsün spesifik olarak işin yürütümü sırasında bulaştığını kesin ve objektif verilerle ortaya koymak neredeyse imkansızdır. İşçinin, virüsü başka hiçbir yerden kapmış olamayacağını ve sadece o görev sırasında kaptığını kanıtlaması gerekir ki bu çok güçtür. Bu ispat zorluğu nedeniyle, her ne kadar işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini (maske, dezenfektan sağlama vb.) alma yükümlülüğü devam etse de, COVID-19 vakalarının iş kazası olarak tescili pratikte oldukça sınırlı kalmaktadır.