6284 sayılı Kanun uyarınca 'önleyici tedbirler' ile 'koruyucu tedbirler' arasındaki temel farklar nelerdir? Bu tedbirleri verme yetkisine sahip makamlar açısından bir ayrım var mıdır? Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirinin yetkisi nedir?
6284 sayılı Kanun'daki 'önleyici' ve 'koruyucu' tedbirler arasındaki temel farklar, tedbirin muhatabı ve amacına ilişkindir: 1. **Koruyucu Tedbirler (Kanun m.4):** Doğrudan şiddet mağdurunu ve onunla birlikteki çocukları korumaya yöneliktir. Amaç, mağdurun güvenliğini sağlamak ve hayatını devam ettirmesine yardımcı olmaktır. Örnekler: Mağdura barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, kimlik bilgilerinin değiştirilmesi, geçici koruma altına alınma. 2. **Önleyici Tedbirler (Kanun m.5):** Doğrudan şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiye yöneliktir. Amaç, şiddet failinin mağdura zarar vermesini engellemektir. Örnekler: Şiddet tehdidinde bulunmama, müşterek konuttan uzaklaştırma, mağdurun konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silahını teslim etme. **Yetkili Makamlar Açısından Ayrım:** - **Koruyucu Tedbirleri:** Hem hakim (Aile Mahkemesi) hem de mülki amir (vali, kaymakam) verebilir. - **Önleyici Tedbirleri:** Kural olarak sadece hakim (Aile Mahkemesi) verebilir. **Kolluk Amirinin Yetkisi:** Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanun kolluk amirine (polis, jandarma) sınırlı bir yetki tanımıştır. Kolluk amiri, bazı koruyucu tedbirleri (barınma yeri sağlama, geçici koruma altına alma) ve bazı önleyici tedbirleri (tehdit yasağı, evden uzaklaştırma, adrese yaklaşmama, çocuklara yaklaşmama) resen alabilir. Ancak bu yetki geçicidir. Kolluk amiri, aldığı kararı en geç ertesi iş günü hakimin veya mülki amirin onayına sunmak zorundadır. Hakim tarafından 24 saat, mülki amir tarafından 48 saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.