Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarihli, 2013/465 E. sayılı kararında tanımlanan 'hukuki kesinti' kavramını açıklayınız. Bir sanık hakkında ilk eylemiyle ilgili iddianame düzenlendikten sonra, sanığın aynı suçu aynı mağdura karşı tekrar işlemesi durumunda TCK m.43 uygulanabilir mi? Neden?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarihli, 2013/465 E., 2014/476 K. sayılı kararında tanımlandığı üzere 'hukuki kesinti', sanığın ilk eylemiyle ilgili olarak Cumhuriyet savcısınca CMK m.170 uyarınca bir iddianame düzenlenmesiyle oluşur. İddianamenin düzenlenmesi, devletin failin eyleminden haberdar olduğunu ve onu yargılama iradesini ortaya koyduğunu gösteren kesin bir hukuki işlemdir. Bu işlem, failin 'bir suç işleme kararı'nın devamlılığını keser. Bu nedenle, sanık hakkında ilk eylemiyle ilgili bir iddianame düzenlendikten sonra, sanığın aynı suçu aynı mağdura karşı tekrar işlemesi durumunda TCK m.43'te düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Çünkü iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki bir kesinti meydana gelmiş ve ilk suç işleme kararı sona ermiştir. İddianameden sonra işlenen ikinci eylem, yeni bir suç işleme kararıyla işlenmiş, tamamen ayrı ve müstakil bir suç olarak kabul edilir. Bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır ve fail her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. Yargıtay'ın yerleşik görüşü bu yöndedir.