TCK m.43/1'de düzenlenen zincirleme suçun sübjektif unsuru olan 'bir suç işleme kararı' ile genel ve soyut bir suç işleme eğilimi arasındaki fark nedir? Failin 'çıkacak her fırsattan yararlanmak' şeklindeki genel niyetinin varlığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89015

'Bir suç işleme kararı', failin belirli bir suç tipini, aynı mağdura karşı, hukuki ve fiili bir kesinti olmaksızın, belirli bir zaman dilimi içinde birden fazla kez işlemeye yönelik somutlaşmış bir iradesini ifade eder. Bu karar, önceden hazırlanmış bir plana dayanabileceği gibi, ilk fiilden sonra ortaya çıkan fırsatları değerlendirme şeklinde de olabilir. Ancak bu karar, soyut bir 'suç işlemeye eğilim'den farklıdır. Failin 'ne zaman fırsat bulursam hırsızlık yaparım' şeklindeki genel ve soyut düşüncesi, 'aynı suç işleme kararı' olarak kabul edilemez. İncelenen makalede de atıf yapıldığı üzere (İçel, Suçların İçtimaı, s.136-137), failin çıkacak her fırsattan yararlanmak hususundaki genel ve soyut bir kararının varlığı, aynı suç işleme kararının kabulünü gerektirmez. Aksi takdirde, bir kişinin işlediği tüm benzer suçlar tek bir suç olarak kabul edilmek zorunda kalır ki bu, TCK'nın benimsediği gerçek içtima kuralını anlamsız kılar. Dolayısıyla, zincirleme suçun uygulanabilmesi için, failin iradesinin belirli bir mağdura yönelik, belirli bir suça ilişkin ve zaman dilimi olarak bir bütünlük arz eden bir eylemler dizisine yönelmiş olması gerekir.