2005 yılında özelleştirilen Türk Telekom'da kapsam dışı personel olarak çalışan 'A', 2008 yılında Tip 2 İş Sözleşmesi imzalayarak çalışmaya devam etmiş ve 2011'de Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilerek başka bir kamu kurumuna nakledilmiştir. Nakil ilmuhaberinde ücreti belirlenirken, 375 sayılı KHK Ek 3. madde uyarınca 2007'den itibaren diğer kamu görevlilerine ödenen denge tazminatının dikkate alınmadığını fark etmiştir. 'A', Tip 2 İş Sözleşmesi'nin 'ücretlere yapılacak artış oranı, kamudaki memur artış oranında olacaktır' hükmüne dayanarak, denge tazminatının da bir ücret artışı olduğunu ve kendisine ödenmesi gerektiğini iddia etmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/149 sayılı kararı ışığında, 'A'nın bu talebinin hukuki geçerliliğini, sözleşme hükümlerinin ve yasal düzenlemelerin yorumlanması çerçevesinde değerlendiriniz.
'A'nın talebi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2023/7-200, K. 2023/149 sayılı emsal kararı uyarınca hukuki dayanaktan yoksundur. Kararda açıkça belirtildiği üzere, Tip 2 İş Sözleşmesi'nde yer alan 'kamudaki memur artış oranında' zam yapılacağı hükmü, genel nitelikteki ücret artışlarını kapsamaktadır. Ancak, 375 sayılı KHK'nın Ek 3. maddesi uyarınca ödenen denge tazminatı, Yargıtay tarafından 'genel bir artış' olarak değil, sadece maddede sayılan kurumlardaki personel arasındaki ücret dengesizliğini gidermeyi amaçlayan 'özel ve sınırlı bir düzenleme' olarak nitelendirilmiştir. Türk Telekom AŞ, özelleştirme sonrası bu listede yer almadığından ve davacı 'A' da bu kurumlardan birinde çalışmadığından, bu özel tazminattan yararlanma hakkı bulunmamaktadır. Sözleşme hükmü, bu nitelikteki özel bir tazminatı kapsayacak şekilde geniş yorumlanamaz. Dolayısıyla, 'A'nın denge tazminatı talebinin reddedilmesi gerekir.