TCK m.54/3'e göre, 'Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.' Bu hüküm, ceza hukukunun hangi temel ilkesinin bir yansımasıdır ve uygulamada nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89005

Bu hüküm, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'ölçülülük' (orantılılık) ilkesinin, müsadere güvenlik tedbiri açısından özel bir yansımasıdır. Ölçülülük ilkesi, bir suça verilecek tepkinin (ceza veya tedbirin), işlenen fiilin haksızlık içeriği ve failin kusuru ile orantılı olmasını gerektirir. TCK m. 54/3, hâkime bu orantıyı kurma konusunda bir takdir yetkisi tanır. Uygulamada bu hüküm şu şekilde rol oynar: Bazen, suçun kendisi nispeten hafif bir haksızlık içerirken, bu suçta kullanılan eşyanın değeri çok yüksek olabilir. Örneğin, değeri çok düşük olan birkaç kilogram kaçak çayı taşımak için kullanılan ve değeri milyonlarca lira olan bir tırın müsaderesi, işlenen suça göre orantısız ve hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurabilir. Bu durumda hâkim, TCK m. 54/3'e dayanarak, suçta kullanılan tırın müsaderesine karar vermeyebilir. Bu hüküm, müsadere tedbirinin otomatik ve mekanik bir şekilde uygulanmasını engelleyerek, her somut olayın kendi özellikleri içinde, adalet ve hakkaniyet duygusuna uygun bir karar verilmesini sağlamayı amaçlayan bir 'hakkaniyet denetimi' aracıdır. (Kaynak: TCK m. 54/3)