Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/149 sayılı kararında, davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin Türk Telekom'da çalışmaya devam ederken 'devlet memurluğu hakları saklı kalarak' çalıştığını belirtmesi, davanın hukuki temelini nasıl şekillendirmiştir?
Bu ifade, davanın hukuki temelini, davacının statüsünün tamamen özel hukuk işçisi olmadığı, aynı zamanda kamu hukukundan kaynaklanan ve özelleştirme ile koruma altına alınmış haklara sahip 'karma' bir statüde olduğu iddiası üzerine kurmuştur. 'Devlet memurluğu haklarının saklı kalması', özelleştirme sonrası kurumda çalışmaya devam etmeyi seçen ancak diğer kamu kurumlarına nakil hakkını koruyan personel için kullanılan bir tanımdır. Davacı vekili bu ifadeyle, müvekkilinin ücret ve diğer mali haklarının belirlenmesinde, sadece iş sözleşmesi hükümlerinin değil, aynı zamanda kendisiyle aynı statüdeki kamu görevlilerine (memurlara) uygulanan genel artışların da dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Davanın temel argümanı, 'madem ki benim kamuya nakil hakkım ve oradaki haklarım saklı, o halde ben şirkette çalışırken kamudaki emsalime yapılan ek ödeme gibi artışlar benim ücret hesabıma da yansıtılmalıdır' düşüncesine dayanmaktadır. Bu ifade, davanın odağını, basit bir ücret alacağı davasından, özelleştirme hukukunun ve kamu personel rejiminin karmaşık kurallarının yorumlanmasını gerektiren bir statü davasına dönüştürmüştür. (Kaynak: Yargıtay HGK, E. 2023/7-200, K. 2023/149)