Anayasa Mahkemesi, M. K. Başvurusu'nda, başvurucunun talebinin reddedilmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir. Bu ihlalin kaynağı olarak kanuni düzenlemenin kendisi mi (Yönerge m.16), yoksa bu düzenlemenin somut olaya uygulanış biçimi mi görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88983

AYM, bu ihlalin kaynağı olarak kanuni düzenlemenin (Yönerge m.16) kendisini değil, bu düzenlemenin idare ve derece mahkemeleri tarafından somut olayın özelliklerini dikkate almaksızın, katı ve orantısız bir şekilde uygulanış biçimini görmüştür. Kararda, Yönerge hükmünün 'kanunilik' şartını sağladığı kabul edilmiştir. Bu, düzenlemenin bizatihi Anayasa'ya aykırı görülmediği anlamına gelir. Ancak sorun, bu kuralın uygulanmasındadır. AYM'ye göre, idare ve mahkemeler, Yönerge'deki 'diploma yeniden düzenlenmez, şerh düşülür' kuralını mutlak bir emir gibi uygularken, başvurucunun özel durumunu (hekim olması, diplomasını asma zorunluluğu) ve bu durumun onun temel hakkı (özel hayata saygı ve mahremiyet) üzerindeki ağır etkisini göz ardı etmişlerdir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir uyuşmazlıkta, idarenin ve mahkemelerin, yasal kuralları mekanik bir şekilde değil, somut olayın koşulları içinde, temel haklar ile kamusal menfaat arasında adil bir denge kurarak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak yorumlaması ve uygulaması gerekir. İhlal, bu dengeleyici ve ölçülü yorumun yapılmamasından, yani kuralın somut olaya uygulanış biçiminden kaynaklanmıştır. (Kaynak: AYM, M. K. Başvurusu, B. No: 2019/42961)