5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu m.107/4'te ağırlaştırılmış infaz rejimine tabi tutulan 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç'tan mahkumiyetin, TCK m.220'nin lafzı ve sistematiği ile birlikte yorumlanması neden zorunludur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88982

Bu iki kanun hükmünün birlikte yorumlanması zorunludur çünkü 'örgüt' ve 'örgüt faaliyeti' kavramlarının tanımı ve unsurları, maddi ceza hukukunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nda yer almaktadır. 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu, bir 'usul' kanunudur ve cezaların nasıl infaz edileceğini düzenler; kendi başına bir suç tanımı yapmaz. Dolayısıyla, İnfaz Kanunu'ndaki 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' ibaresinin içeriğini doldurmak için, bu kavramı tanımlayan ve suç sayan ana kanun olan TCK'ya, özellikle de TCK m.220'ye bakmak gerekir. TCK m.220, bir suçun 'örgüt faaliyeti' sayılabilmesi için ne tür bir örgütsel yapı (hiyerarşi, süreklilik, amaç vb.) ve bu yapı içinde ne tür bir faillik statüsü (kurucu, yönetici, üye, yardım eden, örgüt adına suç işleyen) gerektiğini tanımlar. Bu tanımlar ve ayrımlar göz ardı edilerek, İnfaz Kanunu'ndaki ifadenin soyut ve geniş bir şekilde yorumlanması, 'kanunilik' ilkesine ve maddi ceza hukukunun temel prensiplerine aykırı olur. Bir fiilin infaz rejimini belirlemek için, öncelikle o fiilin maddi ceza hukukundaki hukuki niteliğinin doğru bir şekilde tespit edilmesi zorunludur. (Kaynak: sen.av.tr makalesi)