AYM'nin M. K. Başvurusu kararında, başvurucunun talebinin reddedilmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine karar verilirken, 'ölçülülük' ilkesinin alt unsurları olan 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' nasıl bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur?
AYM kararında bu alt ilkeler şu şekilde bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur: 1) Elverişlilik: Müdahalenin (diplomayı yeniden düzenlememe), idarenin meşru amacı olan 'kamu düzenini koruma ve sahteciliği önleme' amacına ulaşmaya 'elverişli' bir araç olup olmadığı tartışmalıdır. Diplomanın arkasına şerh düşmek bir miktar kontrol sağlasa da, sahteciliği önlemede ne kadar etkili olduğu sorgulanabilir. AYM, bu unsura çok odaklanmamış ancak dolaylı olarak daha iyi araçlar olabileceğini ima etmiştir. 2) Gereklilik: Müdahalenin, amaca ulaşmak için 'gerekli' olup olmadığı, yani aynı amaca bireyin hakkına daha az müdahale eden başka bir araçla ulaşılamayıp ulaşılamayacağıdır. AYM, bu noktada müdahalenin gerekli olmadığını zımnen kabul etmiştir. Zira, diplomanın sahteciliğe karşı korunması, diplomanın aslının idaredeki kayıtlarla (dijital doğrulama sistemleri vb.) karşılaştırılması gibi, başvurucunun mahremiyetini ihlal etmeyecek başka ve daha modern yöntemlerle de mümkündür. Dolayısıyla, diplomayı yeniden düzenlemeyi kategorik olarak reddetmek 'gerekli' bir tedbir değildir. 3) Orantılılık (Adil Denge): Bu, AYM'nin en çok odaklandığı unsurdur. Müdahale ile hedeflenen kamusal yarar (sahteciliği önleme) ile başvurucunun feda ettiği bireysel yarar (mahremiyet hakkı, mesleki itibarını koruma) arasında 'orantılılık' olup olmadığı incelenmiştir. AYM, başvurucunun mesleği gereği sürekli ifşa olmak zorunda kalacağı mahremiyet hakkı ihlalinin ve yaşayacağı sıkıntının, kamunun elde edeceği soyut faydadan çok daha ağır olduğuna karar vermiştir. Yani, araç ile amaç arasında adil bir denge yoktur ve müdahale orantısızdır. Bu nedenle, müdahale ölçülülük ilkesine aykırı bulunarak ihlal kararı verilmiştir. (Kaynak: AYM, M. K. Başvurusu, B. No: 2019/42961)