Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/149 sayılı kararında, mahkemenin direnme kararının daha önce Hukuk Genel Kurulu tarafından 'usulüne uygun olmadığı' gerekçesiyle bozulmasının sebebi neydi? Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nasıl bir usuli soruna yol açar?
Mahkemenin direnme kararının ilk olarak usulden bozulmasının sebebi, mahkemenin tefhim ettiği (duruşmada yüzüne okuduğu) 'kısa karar' ile sonradan yazdığı 'gerekçeli karar'ın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmasıdır. Somut olayda, kısa kararda hükmedilen alacak miktarı (1.599,94 TL) ile gerekçeli kararda yazan miktar (7.577,38 TL) birbirinden farklıydı. Bu durum, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297. maddesinde düzenlenen 'hükmün kapsamı' ilkesine ve Anayasa'nın 141. maddesindeki 'gerekçeli karar hakkına' aykırıdır. Hüküm, tarafların hak ve yükümlülüklerini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça göstermelidir. Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki bu çelişki, hükmün infazında tereddütlere yol açar, hangi miktarın geçerli olduğu konusunda bir belirsizlik yaratır ve kararın denetlenebilirliğini (temyiz incelemesini) imkansız hale getirir. Bu, temel bir yargılama hatası olduğu için, Hukuk Genel Kurulu, işin esasına girmeden önce, mahkemenin bu usuli hatayı düzelterek, kısa kararla uyumlu, çelişkisiz yeni bir gerekçeli karar yazması için dosyayı usulden bozmuştur. (Kaynak: Yargıtay HGK, E. 2023/7-200, K. 2023/149; HMK m. 297)