Gümrük vergileri ve cezalarına ilişkin bir uyuşmazlıkta, Gümrük Kanunu m.242 uyarınca yapılan idari itirazın, idare tarafından 30 gün içinde yanıtlanmayarak zımnen reddedilmesi halinde, yükümlünün dava açma hakkı dışında başka bir seçeneği var mıdır? İdarenin bu zımni ret sonrasında işlem tesis etmesinin hukuki sonucu nedir?
Yükümlünün, zımni ret üzerine dava açma hakkı doğar. Ancak bu, onun tek seçeneği değildir. Yükümlü, dava açmayıp idarenin açıkça bir karar vermesini de bekleyebilir. Danıştay içtihatları ve 2577 sayılı İYUK'un 10. maddesinin kıyasen uygulanmasıyla, idarenin zımni ret süresi geçtikten sonra açıkça bir ret kararı alıp tebliğ etmesi halinde, yükümlü için bu tebliğ tarihinden itibaren yeni bir dava açma süresi başlar. Bu durum, bireyin hak arama özgürlüğünü korumayı amaçlar ve idarenin kendi hareketsizliğinden faydalanarak bireyi hak kaybına uğratmasını engeller. Nitekim Danıştay 7. Dairesi'nin 2014/1982 sayılı kararında, zımni ret işlemine karşı dava açıldıktan sonra idarenin açıkça ret işlemi tesis etmesi halinde, her iki işlemin de aynı hukuksal sonucu doğurduğu ve aynı davada incelenebileceği belirtilmiştir. Bu, zımni reddin birey lehine bir hak arama yolu olduğu, idare için bir kesinleştirme aracı olmadığı ilkesini pekiştirir. (Kaynak: Danıştay 7D - Karar : 2014/1982; 4458 s.K. m. 242)