Bir ceza davasında fiziki takip tutanağının, CMK m.217'ye aykırı olarak, aslı veya onaylı örneği dosyaya konulmadan ve sanığa okunup diyecekleri sorulmadan hükme esas alınması, hangi temel ceza muhakemesi ilkelerinin ihlalidir?
Bu durum, birkaç temel ceza muhakemesi ilkesinin açık ihlalidir: 1) Delillerin Doğrudan Doğruyalığı (Vasıtasızlığı) İlkesi: Bu ilke, hâkimin, kararını vereceği delille (tanık, belge, sanık vb.) arasında başka bir vasıta olmadan, doğrudan temas kurmasını gerektirir. Tutanak gibi yazılı bir delilin aslını veya onaylı örneğini görmeden, sadece fotokopi üzerinden karar vermek, bu ilkeyi ihlal eder. 2) Çelişmeli Yargılama (Contradictory Procedure) İlkesi: Taraflara, dosyaya giren her delili öğrenme, inceleme, tartışma ve o delile karşı kendi argümanlarını sunma imkanı tanınmalıdır. Tutanak dosyaya usulüne uygun olarak sunulmadan ve sanığa içeriği hakkında söz hakkı verilmeden hükme esas alınması, savunma hakkını ve çelişme ilkesini ortadan kaldırır. 3) Sözlülük İlkesi: Muhakemenin sözlü yapılması ve kararın duruşmadaki sözlü tartışmalara dayanması esastır. Bir belgenin duruşmada okunmaması, onun sözlü tartışma zeminine çekilmediği anlamına gelir ve bu ilkeyi zedeler. Yargıtay'ın 2021/4660 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu usuli eksiklikler, CMK m.217'ye açık aykırılık teşkil eder ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği için hükmün bozulmasını gerektirir. (Kaynak: CMK m. 217; Yargıtay 10. CD, 08.04.2021, 2020/12176 E.)