Bir işçinin yıllık iznini kullanırken işverenin iş akdini feshetmesi durumunda, İş Kanunu m. 59'a göre, fesih bildirim süresi (ihbar süresi) yıllık izin süresiyle iç içe girebilir mi?
Hayır, giremez. İş Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası bu durumu açıkça ve emredici bir şekilde düzenlemiştir: 'İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.' Bu hükmün amacı, işçinin dinlenme hakkı olan yıllık izin ile iş arama ve yeni bir hayata hazırlanma imkanı tanıyan ihbar süresi haklarını ayrı ayrı ve tam olarak kullanmasını sağlamaktır. Dolayısıyla, işveren yıllık ücretli iznini kullanan bir işçinin sözleşmesini bildirimli olarak feshetmek isterse, fesih iradesi ve buna bağlı olan ihbar süresi, ancak yıllık izin süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlayabilir. Örneğin, 2 hafta yıllık izinde olan ve 4 hafta ihbar süresi olan bir işçinin sözleşmesi, yıllık iznin ilk gününde feshedilirse, işçi 2 hafta iznini kullanacak, ardından 4 haftalık ihbar süresi başlayacaktır. İşveren bu süreyi beklemek istemiyorsa, ihbar süresine ait ücreti peşin ödeyerek (ihbar tazminatı) sözleşmeyi derhal feshedebilir, ancak bu fesih yine yıllık izin bitiminde hüküm ifade eder. (Kaynak: İş Kanunu m. 59)