Zincirleme suçun (TCK m.43/1) uygulanabilmesi için aranan 'aynı suç işleme kararı'nın sübjektif niteliği, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesiyle nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88915

'Aynı suç işleme kararı', failin iç dünyasına, niyetine ve planına ilişkin sübjektif bir unsurdur. Bu unsurun doğrudan ispatı genellikle mümkün değildir; dış dünyaya yansıyan hareketlerden (fiillerin işleniş biçimi, aralarındaki süre, benzerlik vb.) dolaylı olarak çıkarılır. Bu durum, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle doğrudan bir ilişki kurar. Eğer bir davada, sanığın birden fazla suçu, tek ve kesintisiz bir suç işleme kararı altında mı, yoksa her seferinde yenilenen ayrı kararlarla mı işlediği konusunda makul bir şüphe varsa, bu şüphe sanık lehine yorumlanmalıdır. Sanık lehine olan yorum ise, kural olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve her fiilin ayrı bir suç olarak cezalandırılmasıdır (gerçek içtima). Çünkü zincirleme suç, daha az cezayı gerektiren bir 'istisnai' içtima kuralıdır. Ancak, eğer her fiilden ayrı ayrı ceza verilmesi, zincirleme suç uygulanmasından daha ağır bir sonuca yol açıyorsa, bu durumda sanık lehine olan durum zincirleme suçun uygulanması olacağından, şüphe bu yönde yorumlanmalıdır. Özetle, mahkeme, 'aynı suç işleme kararı'nın varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edemiyorsa, sanık için hangi sonuç daha lehe ise o yönde karar vermelidir. (Kaynak: TCK m. 43/1; Ceza Hukuku Genel İlkeleri)