Ceza hukukunda 'örgüt mensubu suçlu' (TCK m.6/1-j) kavramı ile 'mükerrir' (TCK m.58) kavramı arasındaki ilişki, TCK m.58/9 hükmü çerçevesinde nasıl şekillenmektedir?
Normalde 'mükerrir' kavramı, daha önce işlediği bir suçtan dolayı mahkumiyeti kesinleştikten sonra belirli bir süre içinde yeniden suç işleyen kişiyi ifade eder (TCK m.58/1). Ancak TCK m.58/9, bu genel kurala önemli bir istisna ve özel bir düzenleme getirmiştir. Bu hükme göre, 'örgüt mensubu suçlular' hakkında, daha önceden bir mahkumiyetleri olmasa bile, işledikleri ilk suçtan itibaren 'mükerrirlere özgü infaz rejimi' ve 'denetimli serbestlik' tedbirlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durum, 'örgüt mensubu' olmayı, tekerrür için aranan 'önceden işlenmiş suç' şartının yerine geçen, özel bir tehlikelilik hali olarak kabul eder. Yani, kanun koyucu, bir suç örgütünü kuran, yöneten, katılan veya örgüt adına suç işleyen kişiyi, sırf bu sıfatı nedeniyle, ilk suçunda dahi 'mükerrir' gibi daha sıkı bir infaz rejimine tabi tutmayı uygun görmüştür. Bu, bir 'kanuni tekerrür' veya 'varsayımsal tekerrür' halidir. Dolayısıyla, TCK m.58/9, örgüt mensubu olmayı, TCK m.58'deki genel tekerrür tanımından bağımsız, kendine özgü bir tekerrür sebebi olarak düzenlemiştir. (Kaynak: TCK m. 6/1-j, m. 58/9)