Bir yapı denetim kuruluşunun, denetlediği yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığını 3 iş günü içinde ilgili idareye bildirmemesi, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi kapsamında nasıl bir sorumluluk doğurur? Bu eylem, TCK m.184 (imar kirliliği) suçuna iştirak olarak mı, yoksa bağımsız bir suç olarak mı değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88904

Bu eylem, TCK m.184'e iştirak olarak değil, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 9. maddesinde tanımlanan bağımsız bir suç olarak değerlendirilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, yapı denetimi görevlilerinin sorumluluğu konusunda 4708 sayılı Kanun, TCK'ya göre 'özel kanun' niteliğindedir ve öncelikle uygulanması gerekir. 4708 sayılı Kanun'un 9. maddesi, yapı denetim kuruluşunun ve görevlilerinin denetim görevini kasten ihmal ederek yapının ruhsata aykırı yapılmasına neden olmalarını veya aykırılıkları süresinde bildirmemelerini özel bir suç olarak tanımlamıştır. Bu, bir 'görevi ihmal' suçunun özel bir türüdür. Dolayısıyla, ruhsata aykırılığı görüp de yasal süresi olan 3 iş günü içinde ilgili belediyeye veya idareye bildirmeyen yapı denetim görevlisi, bu özel kanun maddesi uyarınca cezai olarak sorumlu tutulur. Bu özel hüküm varken, genel hüküm olan TCK m.184'e iştirakten (yardım etme) ceza verilmesi 'özel normun önceliği' ilkesine aykırı olur. (Kaynak: or.av.tr makalesi, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m.9)