TCK m.220/6'da düzenlenen 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi'nin, ayrıca TCK m.39 kapsamında işlediği suça 'yardım etmekten' sorumlu tutulması mümkün müdür? Bu iki iştirak türü arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88896

Hayır, mümkün değildir. TCK m.220/6, genel iştirak kurallarına göre 'özel bir norm' (lex specialis) niteliğindedir. Bir kişi, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadan, örgüt adına bir suç işlediğinde, bu özel hüküm uyarınca hem işlediği suçtan hem de örgüt üyeliği suçundan (cezası indirilerek) sorumlu tutulur. Bu hüküm, failin eylemini özel olarak düzenlediği için, aynı eylemden dolayı ayrıca genel iştirak hükümlerinden olan 'yardım etme'den (TCK m.39) sorumlu tutulması 'aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı' (ne bis in idem) ilkesine aykırı olur. İki iştirak türü arasındaki temel fark şudur: 'Yardım etme', suçun işlenmesini kolaylaştıran ikincil (fer'i) nitelikte bir iştirak şeklidir ve failin suç üzerinde bir hakimiyeti yoktur. 'Örgüt adına suç işleme' ise, failin suçu bizzat işlediği (asli faillik) ancak bunu örgütün amaçları doğrultusunda yaptığı özel bir durumdur. TCK m.220/6, bu özel durumu ayrıca cezalandırarak, faili hem işlediği suçtan hem de örgütsel bağından dolayı sorumlu tutmayı amaçlamıştır. (Kaynak: sen.av.tr makalesi, TCK m. 220, TCK m. 39)