İHAM'ın İmret/Türkiye kararında, asliye ceza mahkemesi hâkiminin, sanık müdafiinin 'bilirkişinin duruşmada dinlenmesi' talebini reddetmesi, adil yargılanma hakkı ihlali değerlendirmesinde neden önemli bir unsur olarak görülmüştür?
Bu talebin reddedilmesi, ihlal değerlendirmesinde iki temel nedenle önemli bir unsur olarak görülmüştür: 1) Çelişmeli Yargılama ve Silahların Eşitliği İlkelerinin İhlali: Bilirkişi raporu, savcının yokluğunda hâkimin re'sen talebiyle alınmış ve sanık aleyhine sonuçlar içeren bir delildi. Savunma makamının, aleyhine olan bu önemli delilin kaynağı olan bilirkişi ile duruşmada yüzleşmesi, ona raporundaki çelişkileri ve varsayımları sorması, raporun güvenilirliğini test etmesi, 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin temel bir gereğidir. Bu talebin reddedilmesi, savunma makamının elinden bu kritik imkanı almış ve onu iddia (bu olayda hâkimin topladığı delil) karşısında zayıf bir konuma düşürmüştür. 2) Hâkimin Tarafsızlığına Dair Şüpheyi Güçlendirmesi: Hâkimin, hem aleyhe delili kendisi toplayıp hem de bu delilin duruşmada sorgulanmasına izin vermemesi, onun sadece maddi gerçeği araştıran tarafsız bir hakem olmadığı, aksine kendi topladığı delilin sorgulanmasını engelleyerek mahkumiyet yönünde bir tavır aldığı izlenimini güçlendirmiştir. Bu durum, hâkimin objektif tarafsızlığına dair var olan şüpheleri pekiştiren en somut göstergelerden biri olarak kabul edilmiştir. (Kaynak: İHAM, İmret/Türkiye, B. No: 69539/12)