Sanık hakkında HAGB kararı verildikten sonra düşme kararı verilmesi halinde, TCK m.54/4 kapsamında olduğu için müsaderesine karar verilen eşyanın değeri, sanıktan CMK m. 256 vd. hükümleri uyarınca talep edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88861

Bu durum karmaşık bir hukuki sorun teşkil etmektedir. Düşme kararı ile birlikte HAGB'ye bağlı ilk müsadere kararı da ortadan kalkar. Mahkeme, düşme kararı verirken eşyanın akıbeti hakkında yeniden karar vermelidir. Eğer eşya TCK m. 54/4 kapsamında ise, niteliği gereği müsaderesi zorunludur. Ancak HAGB kararı ile birlikte eşyaya elkoyulmuş ve sonrasında bu eşya bir şekilde ortadan kalkmış, elden çıkarılmış veya tüketilmişse, TCK m. 54/2'deki 'bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir' hükmünün (kavramsal müsadere) uygulanıp uygulanamayacağı tartışmalıdır. CMK m. 256 vd. hükümleri, kamu davası açılmadığında veya esasla birlikte karar verilmediğinde müsadere kararı verilmesini düzenler. Düşme kararı verilen bir durumda, mahkemenin CMK m. 256'ya göre duruşma açarak eşyanın değeri kadar paranın müsaderesine karar vermesi teorik olarak mümkündür. Zira müsadere bir güvenlik tedbiridir ve mahkumiyet şartı aranmaz. Ancak, sanığın denetim süresini başarıyla tamamlayarak bir nevi 'aklandığı' bir durumda, kendisinden eşya bedelinin talep edilmesi, HAGB kurumunun ruhuna ve hakkaniyete aykırı görülebilir. Bu konuda açık bir Yargıtay içtihadı olmamakla birlikte, uygulamanın sanık lehine yorumlanması ve değer müsaderesine gidilmemesi daha olasıdır. (Kaynak: TCK m. 54, CMK m. 231, m. 256)