İHAM, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı kararında, cemevlerinin elektrik faturalarından muaf tutulması için her fatura döneminde mahkemeye başvurmak zorunda kalmasını neden 'aşırı bir külfet' olarak nitelendirmiştir? Bu durum, hakkın etkin kullanımı ilkesi açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88853

İHAM, bu durumu 'aşırı bir külfet' olarak nitelendirmiştir çünkü bu uygulama, bir hakkın tanınmasını pratik olarak anlamsız kılacak derecede zorlaştırmaktadır. Kararın temel mantığı şudur: Eğer bir hak (ayrımcılığa uğramama ve ibadethane statüsünün mali sonuçlarından yararlanma hakkı) tanınıyorsa, bu hakkın kullanımı için öngörülen prosedürler makul olmalı ve hakkın özünü zedelememelidir. Cemevlerinin, zaten ibadethane olduğu yargı kararlarıyla dolaylı olarak kabul edilmişken, bu statünün doğal bir sonucu olan elektrik muafiyetinden yararlanmak için her ay veya her iki ayda bir yeniden dava açması, bilirkişi incelemesi beklemesi ve mahkeme kararı alması gerekliliği, orantısız bir idari ve mali yük getirmektedir. Bu durum, 'hakkın etkin kullanımı' ilkesine aykırıdır. Bir hakkın kağıt üzerinde var olması yeterli değildir; bu hakkın pratikte, aşırı zorluklarla karşılaşmadan kullanılabilir olması gerekir. İHAM, bu sorunun münferit davalarla değil, tüm cemevlerini kapsayacak genel ve kalıcı bir yasal veya idari düzenleme ile çözülmesi gerektiğini belirterek, devletin sadece negatif değil, pozitif yükümlülüklerine de işaret etmiştir. (Kaynak: İHAM, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı/Türkiye, B. No: 32093/10)