İHAM'ın İ.A./Türkiye kararında, bir kitaptaki Hz. Muhammed'e yönelik ifadeler 'küfürlü bir saldırı' olarak nitelendirilirken, Aydın Tatlav/Türkiye kararında İslam dinine yönelik sert eleştiriler ifade özgürlüğü kapsamında görülmüştür. İHAM, dini konulara ilişkin ifadelerde 'meşru eleştiri' ile 'haksız saldırı' arasındaki çizgiyi hangi kriterlere göre çizmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88848

İHAM, dini konulara ilişkin ifadelerde 'meşru eleştiri' ile 'haksız saldırı' arasındaki çizgiyi çizerken birkaç temel kriter kullanmaktadır: 1) İfadenin Niteliği ve Üslubu: İfade, bir fikri tartışmaya, kamusal bir soruna veya teolojik bir eleştiriye katkı sunma amacı mı taşıyor, yoksa kişileri veya kutsal sayılan figürleri nedensiz yere, kaba ve saldırgan bir dille aşağılama, küçük düşürme ve onlara hakaret etme amacı mı güdüyor? İ.A. kararındaki ifadeler ('Ayşe'nin koynunda...', 'hayvanla cinsel ilişkiyi yasaklamaz...') doğrudan peygamberin şahsına yönelik, temelsiz ve küfür niteliğinde bir saldırı olarak görülmüştür. Aydın Tatlav kararındaki ifadeler ise, dinin sosyo-politik bir eleştirisi olarak değerlendirilmiştir. 2) İfadenin Bağlamı: İfadeler nerede ve ne amaçla kullanılmıştır? Bilimsel, sanatsal veya edebi bir eserde yer alan, kışkırtıcı da olsa düşündürmeyi amaçlayan ifadelerle, doğrudan nefret yayma amacı taşıyan ifadeler farklı değerlendirilir. 3) Şiddete Teşvik ve Nefret Söylemi: İfadeler, inananlara karşı şiddeti, hoşgörüsüzlüğü veya nefreti körüklüyor mu? Eğer ifade, bir dinin mensuplarını hedef gösteren, onları aşağılayan ve onlara karşı düşmanlığı teşvik eden bir nefret söylemi içeriyorsa, bu durum ifade özgürlüğü korumasının dışına çıkar. Kısacası İHAM; incitici, şoke edici ve rahatsız edici de olsa, kamusal tartışmaya katkı sunan eleştirel düşünceleri korurken; temelsiz, küfür niteliğindeki ve nefret yayan saldırgan ifadeleri bu korumanın dışında tutmaktadır. (Kaynak: İHAM, İ.A./Türkiye, B. No: 42571/98; İHAM, Aydın Tatlav/Türkiye, B. No: 50692/99)