Zincirleme suç (TCK m.43/1) bağlamında 'aynı suç işleme kararı'nın varlığı tespit edilirken, suçlar arasında geçen sürenin uzunluğu tek başına belirleyici bir kriter midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88841

Hayır, suçlar arasında geçen sürenin uzunluğu veya kısalığı, 'aynı suç işleme kararı'nın varlığını veya yokluğunu tek başına belirleyen mutlak bir kriter değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre bu değerlendirme, her somut olayın kendine özgü koşulları içinde yapılmalıdır. İncelenen YCGK 2023/199 E. sayılı kararda da belirtildiği gibi, 'failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının; fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilerek belirlenmesi' gerekir. Uzun bir zaman aralığı, suç işleme kararının yenilendiğine dair bir karine oluşturabilirken, kısa bir zaman aralığı da kararda birlik olduğuna işaret edebilir. Ancak bunlar kesin sonuçlar doğurmaz. Örneğin, failin fırsat kollayarak suç işlediği durumlarda, araya giren uzun süreye rağmen 'aynı suç işleme kararı'nın devam ettiği kabul edilebilir. Önemli olan, fiilleri birbirine bağlayan sübjektif bağın kesilip kesilmediğidir. (Kaynak: sen.av.tr makalesi, TCK m. 43/1; YCGK 2023/199 E., 2023/380 K.)