CMK m. 160 uyarınca Cumhuriyet savcısının soruşturma yapma zorunluluğu, 'araştırma mecburiyeti ilkesi' olarak adlandırılır. Bu ilke, şüphelinin hakaret içeren bir tweeti retweetlemesi olayında nasıl bir anlam ifade eder?
Araştırma mecburiyeti ilkesi, Cumhuriyet savcısının, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali (ihbar, şikayet vb.) öğrendiğinde, maddi gerçeği araştırmak üzere soruşturma başlatmakla yükümlü olduğu anlamına gelir. Bu ilke, savcının keyfi olarak soruşturma yapmaktan kaçınmasını engeller. Şüphelinin hakaret içeren bir tweeti retweetlemesi olayında bu ilke şu anlama gelir: Müştekinin şikayeti üzerine, ortada hakaret suçunun unsurlarını taşıyabilecek bir içerik ve bu içeriği yayan bir şüpheli bulunmaktadır. Bu durum, 'suç işlendiği izlenimini' vermektedir. Dolayısıyla savcı, bu şikayeti görmezden gelemez; soruşturma başlatmak zorundadır. Soruşturma kapsamında, şüphelinin kimliğini tespit etmeli, savunmasını almalı, retweetin yapıldığı hesabı ve içeriği belgelemeli, taraflar arasında husumet olup olmadığını araştırmalı ve şüphelinin lehine ve aleyhine olan tüm delilleri toplamalıdır. Yargıtay'ın 2019/1445 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, savcının bu araştırmaları yapmadan, şüphelinin 'bilgi amacıyla paylaştım' şeklindeki soyut savunmasına dayanarak hemen kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi, 'araştırma mecburiyeti ilkesine' ve 'etkin soruşturma' yükümlülüğüne aykırıdır. Soruşturma sonunda toplanan delillerin kamu davası açmaya yetip yetmediği ise ayrı bir takdir konusudur. (Kaynak: CMK m. 160; Yargıtay 18. CD, 16.01.2019, 2018/7790 E., 2019/1445 K.)