AYM'nin İhsan Taş kararında 'uyduruk din', 'Müslümanlar maldır', 'İslam ilkel ve vahşi bir inançtır' gibi ifadeler, TCK m.216/3 bağlamında neden 'aşağılama' olarak kabul edilmiştir? Bu ifadelerin 'şoke edici eleştiri'den farkı nedir?
AYM, bu ifadeleri 'aşağılama' olarak kabul etmiştir çünkü bu ifadeler, bir dini veya inancı eleştirmekten veya sorgulamaktan öte, o dine inanan insanları topyekûn olarak küçük düşüren, onlara hakaret eden ve onları değersizleştiren bir nitelik taşımaktadır. 'Şoke edici eleştiri' ile 'aşağılama' arasındaki fark şudur: Şoke edici eleştiri, toplumun genel kabul görmüş tabularını veya inançlarını sarsmayı, tartışmaya açmayı hedefler ve genellikle bir fikir veya argüman içerir (örn: 'Tanrı yoktur', 'Dinler sosyal adaletsizliği meşrulaştırır'). Bu tür ifadeler rahatsız edici olabilir, ancak ifade özgürlüğü kapsamında korunur. İhsan Taş kararındaki ifadeler ise bir argüman sunmaktan ziyade, doğrudan hakaret ve kaba bir saldırı niteliğindedir. 'Müslümanlar maldır' veya 'her Müslüman potansiyel bir katildir' gibi ifadeler, bir inanç grubunun tüm mensuplarını insanlık onuruyla bağdaşmayacak şekilde niteleyerek, onlara karşı nefreti ve aşağılamayı körükler. Bu tür ifadeler, temelsiz ve saldırgan oldukları, kamusal bir tartışmaya katkı sunmadıkları ve sadece incitme, küçük düşürme amacı taşıdıkları için 'nefret söylemi' kapsamında değerlendirilmiş ve ifade özgürlüğü korumasının dışında bırakılmıştır. (Kaynak: AYM, İhsan Taş, B. No: 2014/11255, 21/11/2017)