Bir yüklenicinin, ruhsata aykırı olarak yaptığı bir binayı denetlemekle görevli yapı denetim kuruluşu görevlilerinin TCK m. 184 (imar kirliliği) karşısındaki cezai sorumluluğu nedir? Bu kişilerin eylemi 'asli faillik' midir, yoksa başka bir iştirak şekli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88783

TCK m. 184'ün madde gerekçesinde, inşa faaliyetlerine kontrol ve denetim hizmeti veren teknik kişilerin de 'fail' sıfatıyla sorumlu tutulacağı belirtilmişse de, Yargıtay uygulaması bu konuda farklılaşmıştır. Yargıtay'a göre, yapı denetim görevlilerinin sorumluluğu, özel bir kanun olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 9. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Bu madde, yapı denetim kuruluşlarının ve görevlilerinin, denetledikleri yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapılmasına neden olmaları veya bu aykırılıkları zamanında ilgili idareye bildirmemeleri durumunda cezai sorumluluk öngörür. Yargıtay, bu özel düzenleme karşısında, yapı denetim görevlilerinin TCK m. 184'e göre 'asli fail' olarak değil, kendi özel kanunlarındaki suça göre sorumlu tutulması gerektiğini kabul etmektedir. Eğer 4708 s. Kanun'daki suçun unsurları oluşmamışsa, TCK m. 39/2 uyarınca genel iştirak hükümleri çerçevesinde imar kirliliği suçuna 'yardım eden' olarak sorumlu tutulmaları gündeme gelebilir. Ancak 'asli fail' olarak sorumlulukları genellikle kabul edilmemektedir, çünkü 'bina yapma veya yaptırma' eylemini doğrudan gerçekleştiren kişiler değillerdir. (Kaynak: TCK m. 184 ve madde gerekçesi; 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m. 9; Yargıtay içtihatları)