Bir gümrük yükümlüsünün, beyannamesini 'ihtirazi kayıt' koymaksızın tescil ettirdikten bir gün sonra 'ihtirazi kayıtla vergileri ödemek istediğini' belirten bir dilekçe vermesi, kendi beyanına karşı idari itiraz yoluna başvurma hakkı doğurur mu? Danıştay 7. Dairesi'nin 2015/7560 sayılı kararında bu durum nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88779

Hayır, bu durum idari itiraz yoluna başvurma hakkı doğurmaz. Danıştay 7. Dairesi'nin 2015/7560 sayılı kararında bu durum, yükümlünün kendi beyanına karşı sonradan itiraz edemeyeceği şeklinde değerlendirilmiştir. Gerekçesi şudur: Gümrük Kanunu'na göre, tescil edilmiş bir beyanname, beyan sahibini bağlayan bir taahhüt niteliğindedir. Yükümlünün kendi iradesiyle yaptığı beyan üzerine tahakkuk eden vergilere karşı sonradan itiraz edebilmesi için, beyanın serbest iradeyle yapılmadığını ortaya koyması gerekir. 'İhtirazi kayıt' tam olarak bu işlevi görür; yükümlü, beyanda bulunurken bu beyanın doğruluğuna katılmadığını veya belirli haklarını saklı tuttuğunu idareye bildirmiş olur. Danıştay'a göre, bu ihtirazi kaydın, beyanın yükümlüyü bağlamaması için, beyannamenin tescil edildiği anda konulması veya bu kaydı içeren dilekçenin tescil tarihinde idare kaydına girmesi gerekir. Tescilden sonra (örneğin bir gün sonra) yapılan bir başvuru, tescil anında serbest iradeyle yapılmış olan beyanın hukuki niteliğini değiştirmez. Dolayısıyla, ihtirazi kayıt konulmaksızın yapılan beyan üzerine tahakkuk eden vergilere karşı idari itiraz prosedürünün işletilmesi hukuken mümkün değildir. (Kaynak: Danıştay 7.Daire- Karar : 2015/7560)