TCK m.220'de yer alan 'üyesi olmadığı örgüt adına suç işleme' (m.220/6) fiili ile 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' (5275 s. Kanun m.107/4) kavramları arasındaki ilişki nedir? Örgüt üyesi olmadığı halde örgüt adına suç işleyen bir kişi, aynı zamanda örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlemiş sayılır mı ve infazı buna göre mi yapılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88760

Bu iki kavram arasında hiyerarşik ve kavramsal bir ilişki vardır, ancak aynı anlama gelmezler. 'Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç', daha geniş ve genel bir kavram olup, bir suçun, mevcut bir örgütün amaçları ve eylem planı doğrultusunda işlenmesini ifade eder. Bu suçu işleyenler genellikle örgütün kurucu, yönetici veya üyeleridir. 'Üyesi olmadığı örgüt adına suç işleme' (TCK m.220/6) ise, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan bir kişinin, örgütün propagandasını yapmak veya amaçlarına hizmet etmek kastıyla bir suç işlemesidir. Bu kişi, işlediği suçla örgüte bir fayda sağlamayı hedefler. Dolayısıyla, örgüt adına suç işleyen bir kişi, evet, aynı zamanda örgütün faaliyeti çerçevesinde bir suç işlemiş sayılır. TCK m.6/1-j'de 'örgüt adına suç işleyen' kişi 'örgüt mensubu' sayıldığı için, bu kişiye TCK m.58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. 5275 sayılı Kanun m.107/4, daha genel bir ifadeyle 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan' mahkumiyeti ağırlaştırılmış infaz rejimine tabi tuttuğundan, örgüt adına suç işleyen kişinin mahkumiyeti de bu kapsamda değerlendirilir ve koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanır. Özetle, örgüt adına suç işleme, örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlemenin özel bir halidir ve her ikisi de ağırlaştırılmış infaz rejimine tabidir. (Kaynak: TCK m. 220, TCK m. 6, 5275 s. Kanun m. 107)