Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 13/1/2021 tarihli, E.2019/9162 sayılı kararında, mahkeme kararıyla isim ve cinsiyet değiştiren bir kişinin diplomasının yeniden düzenlenmesi talebinin reddi işlemi neden iptal edilmiştir? Kararda 'özel nitelikli kişisel veri' kavramı ve 'manevi varlığın korunması' hakkı nasıl bir rol oynamıştır?
Danıştay bu kararında, işlemi birkaç temel hukuki gerekçeye dayanarak iptal etmiştir: 1) Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Korunması: Kişinin önceki ismi ve özellikle cinsiyet bilgisi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6. maddesi kapsamında 'özel nitelikli (hassas) kişisel veri'dir. Bu tür verilerin, kişinin mağduriyetine veya ayrımcılığa maruz kalmasına neden olma riski taşıdığı için çok daha sıkı korunması gerekir. Diplomanın arkasına şerh düşülmesi, bu hassas bilginin (cinsiyet değişikliği) üçüncü kişilere ifşa edilmesine neden olmaktadır. 2) Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkı (Anayasa m. 17): Mahkeme kararıyla yasal olarak yeni bir kimlik kazanan kişinin, bu yeni kimliğine uygun resmi belgelere sahip olması, manevi bütünlüğünün ve varlığının bir parçasıdır. Eski kimlik bilgilerinin resmi bir belgede varlığını sürdürmesi, kişinin geçmişiyle sürekli yüzleşmesine ve manevi olarak olumsuz etkilenmesine yol açar. 3) Hakkaniyet: Danıştay, diplomanın yeniden düzenlenmesini engelleyen usuli kuralların, temel insan hakları karşısında katı bir şekilde yorumlanamayacağını belirtmiştir. Kişinin fiziki ve hukuki durumundaki değişiklik dikkate alındığında, yeni bir diploma düzenlenmesinin hakkaniyete ve hukuka uygun olacağı sonucuna varmıştır. Aksi durumun, kişinin temel hak ve özgürlüklerini ihlal edeceği ve mağduriyet yaratacağı vurgulanmıştır. (Kaynak: Danıştay 8. Daire, E.2019/9162, K.2021/10; Anayasa m. 17, m. 20; 6698 s. KVKK m. 6)