TCK m.220/7 uyarınca 'hiyerarşik yapısına dahil olmadığı örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme' fiilinden mahkum olan bir kişi, TCK m.6/1-j uyarınca 'örgüt mensubu suçlu' sayılır mı? Bu durum, sanık hakkında TCK m.58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasını gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88745

Bu konu Yargıtay içtihatlarında tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.11.2018 tarihli, 2016/6-1177 E. sayılı kararı ile netleşmiştir. TCK m.6/1-j'de 'örgüt mensubu suçlu' tanımı yapılırken 'örgüte yardım eden' kişi sayılmamıştır. Tanımda; kuran, yöneten, katılan (üye olan) veya örgüt adına suç işleyen kişi zikredilmiştir. Örgüte yardım etme, örgüte üye olmaktan ve örgüt adına suç işlemekten farklı ve daha az yoğunlukta bir iştirak şeklidir. YCGK, bu kanuni tanımdan hareketle, TCK m.220/7 uyarınca sadece 'örgüte yardım etme' suçundan mahkum olan bir kişinin, TCK m.6/1-j kapsamında 'örgüt mensubu suçlu' sayılamayacağına karar vermiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak, örgüt mensubu sayılmayan bu kişi hakkında TCK m.58/9'da öngörülen 'örgüt mensubu suçlulara' özgü tekerrür hükümlerinin (ve dolayısıyla 5275 s. Kanun m. 108'deki mükerrirlere özgü infaz rejiminin) uygulanması mümkün değildir. Aynı mantıkla, bu kişi hakkında 5275 sayılı Kanun m.107/4'teki ağırlaştırılmış koşullu salıverilme hükmünün de uygulanmaması gerekir. (Kaynak: sen.av.tr makalesi; TCK m. 6, m. 58, m. 220; YCGK, 01.11.2018, 2016/6-1177 E.)