Bir sanık hakkında HAGB kararı verildikten sonra denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği için CMK m. 231/10 uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi, daha önce HAGB kararı ile birlikte verilen müsadere kararını nasıl etkiler? Mahkeme bu durumda ne tür bir karar vermelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88740

Denetim süresinin başarıyla tamamlanması üzerine mahkemenin CMK m. 231/10 uyarınca 'açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine' karar vermesi, HAGB kararı ile birlikte verilen müsadere kararını da ortadan kaldırır. Çünkü müsadere kararı, askıda olan ve hukuki sonuç doğurmayan ana hükme (HAGB kararına) bağlı bir karardı. Ana hüküm ortadan kalkınca, ona bağlı olan müsadere kararı da hukuken geçersiz hale gelir. Ancak bu, müsadereye konu eşyanın otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez. Yargıtay içtihatlarına göre, mahkeme düşme kararı verirken, daha önce elkoyulmuş olan eşyanın akıbeti hakkında yeniden bir değerlendirme yapmalı ve bu konuda açık bir karar vermelidir. Mahkeme bu değerlendirmede; eşyanın niteliğini göz önünde bulunduracaktır. Eğer eşya, TCK m. 54/4 uyarınca 'üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan' (örneğin, ruhsatsız silah, uyuşturucu madde) bir eşya ise, sanık hakkında mahkumiyet kararı olmasa dahi bu eşyanın müsaderesine yeniden karar verilmesi gerekir. Eğer eşya bu nitelikte değilse, sahibine iadesine karar verilmelidir. (Kaynak: CMK m. 231/10; TCK m. 54; Yargıtay 7. CD, 22.12.2021, 2021/15949 E. sayılı kararı)