Ruhsata aykırı olarak yapılan bir binanın, TCK m. 184/1 kapsamında 'imar kirliliği' suçu oluşturabilmesi için 'bina' vasfını kazanmış olması gerekir mi? Subasman seviyesinde beton temel atılması bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88738

Evet, TCK m. 184/1'deki suçun oluşması için yapılan imalatın 'bina' vasfını taşıması veya en azından failin 'bina yapma iradesini' açıkça ortaya koyan bir aşamaya gelmiş olması gerekir. 'Bina' kavramı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde 'kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri... yapılardır' şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay içtihatlarına göre, suçun oluşması için inşaatın tamamlanmış olması şart değildir. Failin bina yapma iradesini ortaya koyan ve geri döndürülemez bir aşamaya gelen inşai faaliyetler de suçun oluşumu için yeterlidir. Örneğin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Daire kararlarında, 'subasman seviyesinde beton temel dökülmesi', 'temel kalıp-demir çalışması yapılması' gibi eylemler, tek başlarına İmar Kanunu'ndaki 'bina' tanımına tam uymasa da, failin ruhsatsız bir 'bina yapma' iradesini ve kastını açıkça ortaya koyduğu için TCK m. 184/1 kapsamındaki suçu oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, subasman seviyesinde beton temel atılması, suçun maddi unsurunu gerçekleştirmeye yönelik bir icra hareketi olarak kabul edilir ve cezalandırılır. (Kaynak: TCK m. 184/1; İmar Kanunu m. 5; YCGK 06.11.2018, 2015/4-176 E. sayılı kararı)