Özelleştirilen Türk Telekom'dan başka bir kamu kurumuna nakledilen 'kapsam dışı personel' statüsündeki bir çalışanın, nakil öncesi aldığı ücret ile nakledildiği kurumdaki ücreti arasındaki farkın hesaplanmasında, 406 sayılı Kanun'un Ek 29. maddesi nasıl bir rol oynamaktadır? Yargıtay HGK 2023/149 sayılı kararında bu madde nasıl yorumlanmıştır?
406 sayılı Kanun'un Ek 29. maddesi, Türk Telekom personelinin özelleştirme sonrası nakillerine ilişkin özel bir düzenleme getirmektedir. Bu madde, genel nakil düzenlemesi olan 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesinden farklı olarak, kamu çalışanları arasında ücret adaletsizliğini önlemeyi amaçlayan özel bir hesaplama yöntemi öngörmüştür. Maddeye göre, nakledilecek personelin ücreti hesaplanırken, Türk Telekom'da aldıkları ve potansiyel olarak daha yüksek olan güncel ücretleri değil, '15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına, bu tarihten bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar' dikkate alınır. Yargıtay HGK 2023/149 sayılı kararında bu hükmü, kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olarak yorumlamıştır. Amaç, özelleştirme sonrası Türk Telekom'da uzun süre çalışıp yüksek ücret seviyelerine ulaşan personelin, bu ücretlerle kamuya geçerek diğer kamu personeli aleyhine bir dengesizlik yaratmasını engellemektir. Bu özel düzenleme, 4046 sayılı Kanun'daki genel kuralı bu personel için geçersiz kılar ve fark tazminatı hesabında bu özel yöntemin uygulanmasını zorunlu kılar. (Kaynak: Yargıtay HGK, E. 2023/7-200, K. 2023/149; 406 s. K. Ek m. 29)