CMK m. 231 uyarınca verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı ile birlikte TCK m. 54 uyarınca eşyanın müsaderesine de karar verilmesi durumunda, müsadere kararının infazı ne zaman mümkün olur? Bu durum, Anayasa'nın 35. maddesi ile korunan mülkiyet hakkı açısından hangi sorunları doğurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88725

HAGB kararı, CMK m. 231/5 uyarınca 'kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını' ifade eder. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, HAGB kararına bağlı olarak verilen müsadere kararı da askıda bir karardır ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki bir sonuç doğurmaz. Bu nedenle, müsadere kararının infazı, HAGB kararının kaldırılıp mahkumiyet hükmünün açıklanması ve bu hükmün kesinleşmesinden sonra mümkündür. Denetim süresi başarıyla tamamlandığında ve düşme kararı verildiğinde ise, mahkemenin müsadere hakkında yeniden bir karar vermesi gerekir. Bu uygulama, Anayasa'nın 35. maddesiyle korunan mülkiyet hakkı açısından ciddi sorunlar yaratır. Eşyaya elkoyma tedbiri, yargılama boyunca ve denetim süresi boyunca devam etmekte, bu da kişinin mülkiyet hakkına uzun süreli bir müdahale oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 'Süleyman Başmeydan' kararında da vurguladığı gibi, HAGB halinde elkoyulan eşyanın akıbeti ve müsadere tedbirinin ne zaman uygulanacağı konusundaki yasal belirsizlik, mülkiyet hakkının ihlaline yol açmaktadır. Bu belirsizliğin giderilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekliliği AYM tarafından belirtilmiştir. (Kaynak: CMK m. 231, TCK m. 54, AYM Süleyman Başmeydan kararı)