TCK m.43/1'de düzenlenen zincirleme suçun 'aynı suç işleme kararı' unsurunu, suçlar arasına giren hukuki veya fiili kesintiler nasıl etkiler? Bir sanığın ilk eyleminden sonra hakkında soruşturma başlatılması ve ifadesinin alınması, daha sonra aynı mağdura karşı aynı suçu tekrar işlemesi durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanabilir mi?
TCK m.43/1'in uygulanması için aranan 'aynı suç işleme kararı', failin suçlar arasında kesintisiz bir sübjektif bağa sahip olmasını gerektirir. Yargıtay içtihatlarına göre, suçlar arasına giren 'hukuki kesinti' (iddianame düzenlenmesi gibi) veya 'fiili kesinti' (failin yakalanması, ifadesinin alınması, cezaevine girmesi gibi) bu sübjektif bağı kopardığı ve failin suç işleme kararını yenilediği kabul edilir. Bu durumlarda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz, her eylem ayrı bir suç olarak değerlendirilir (gerçek içtima). İncelenen makalede (sen.av.tr) ele alınan YCGK kararında, sanık hakkında ilk eylemden sonra soruşturma başlatılıp tutuklanmasına rağmen, mahkemenin bunu bir kesinti olarak görmeyip zincirleme suç uyguladığı belirtilmiş ve bu durum eleştirilmiştir. Doktrin ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre, fail hakkında bir soruşturma başlatılması ve ifadesinin alınması, suç işleme kararını kesintiye uğratan önemli bir fiili kesinti sebebidir. Bu nedenle, böyle bir kesintiden sonra işlenen ikinci suçun yeni bir suç işleme kararıyla işlendiği kabul edilmeli ve zincirleme suç hükümleri uygulanmamalıdır. (Kaynak: TCK m. 43/1; Yargıtay 10. CD, 16.05.2022, 2020/9228 E. sayılı kararı)