Tutuklama tedbirinin CMK m. 100 uyarınca 'son çare (ultima ratio)' olması ilkesi ne anlama gelir? Bu ilkenin 'ikiz tutuklama' uygulamalarıyla ilişkisini analiz ediniz.
'Son çare' ilkesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının öneminden dolayı, tutuklama gibi ağır bir koruma tedbirine ancak daha hafif olan diğer koruma tedbirlerinin (örneğin adli kontrol) yetersiz kalacağının anlaşıldığı durumlarda başvurulması gerektiğini ifade eder. CMK m. 101/1'de de adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağının gerekçede belirtilmesi zorunluluğu bu ilkenin bir yansımasıdır. 'İkiz tutuklama' uygulaması, bu ilkeyi temelden ihlal eder. Bir mahkeme, mevcut delil durumuna göre tutukluluk halinin devamını gerektiren bir neden kalmadığına veya adli kontrolün yeterli olacağına kanaat getirerek kişiyi tahliye ettiğinde, bu karar aslında 'son çare' olan tutuklamanın artık gerekli olmadığı anlamına gelir. Tahliyenin hemen ardından, yeni ve somut bir delil olmaksızın, aynı olgulara dayanarak sırf suç nitelemesi değiştirilerek kişinin yeniden tutuklanması, tutuklamayı 'son çare' olmaktan çıkarıp, kişinin fiilen serbest kalmasını engellemek için kullanılan bir 'ilk çare' veya 'araç' haline getirir. Bu durum, hem tutuklamanın istisnai niteliğine hem de 'son çare' ilkesine açıkça aykırıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ikiz-tutuklama)