CMK m. 136, şüpheli veya sanığın müdafii ile olan iletişiminin denetlenemeyeceğini düzenler. Bu yasak mutlak mıdır? Müdafiin kendisinin aynı suçtan şüpheli olması durumunda bu yasak devam eder mi?
CMK m. 136'da düzenlenen yasak, müdafi ile şüpheli/sanık arasındaki 'savunma hakkı' kapsamındaki iletişimi korumayı amaçlar ve bu bağlamda mutlaktır. Yani, bir müdafi, müdafiliğini üstlendiği bir suç dolayısıyla şüpheli/sanıkla yaptığı mesleki görüşmelerde dinlenemez. Ancak bu yasak, müdafiin kişisel dokunulmazlığı anlamına gelmez. Eğer müdafiin kendisi, müdafiliğini yaptığı suçtan veya başka bir katalog suçtan 'şüpheli' konumundaysa, bu yasak ortadan kalkar. Çünkü bu durumda dinlenen, bir müdafi-müvekkil görüşmesi değil, iki şüphelinin suça ilişkin görüşmesidir. Savunma hakkı, suç işleme özgürlüğü olarak kullanılamaz. Dolayısıyla, avukatın bizzat kendisi hakkında CMK m. 135'teki şartları (katalog suç, kuvvetli şüphe, başka suretle delil elde etme imkanının olmaması) taşıyan bir soruşturma varsa, onun iletişimi de diğer şüpheliler gibi denetlenebilir. Bu durumda CMK m. 136'daki koruma kalkanı işlemeyecektir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/iletisimin-tespiti-dinlenmesi-kayda-alinmasi/)