CMK m. 171'e göre KDAE kararı verilebilmesi için aranan 'mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi' şartı, uzlaşma kapsamındaki suçlar için de geçerli midir? Bu kurumun uzlaşmadan farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88674

Hayır, bu şart uzlaşma kapsamındaki suçlar için geçerli değildir. CMK m. 171/2, 'Önödeme ve uzlaştırma kapsamındaki suçlarla ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu uygulanamaz' diyerek net bir ayrım yapmıştır. Uzlaşma (CMK m. 253), kendi içinde zararın giderilmesini bir uzlaşma koşulu olarak barındıran, tarafların anlaşmasıyla soruşturmayı sonlandıran özel bir kurumdur. KDAE ise, uzlaşmanın mümkün olmadığı (veya sağlanamadığı) ve kanundaki diğer şartları taşıyan suçlar için savcının takdirine bağlı olarak devreye giren bir mekanizmadır. Aralarındaki temel fark şudur: - **Uzlaşma:** Tarafların (mağdur ve şüpheli) iradelerinin birleşmesiyle sonuçlanır. Savcı süreci yönetir ama anlaşmayı taraflar yapar. - **KDAE:** Tamamen savcının takdirine bağlı, tek taraflı bir karardır. Şüphelinin veya mağdurun rızası aranmaz (ancak itiraz hakları vardır). Zararın giderilmesi, savcının bu takdir hakkını kullanabilmesi için kanunun aradığı bir ön koşuldur. Kısacası, bir suç uzlaşma kapsamındaysa önce uzlaşma yolu denenir; bu yol kapalıysa veya başarısız olursa KDAE şartları değerlendirilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-davasinin-acilmasinin-ertelenmesi-nedir-cmk.html)