İHAM'ın Üçdağ/Türkiye kararında, AYM'nin bireysel başvuru süre kurallarını 'katı ve aşırı şekilci' yorumlaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu durum, AYM'nin bir iç hukuk yolu olarak etkililiğini nasıl etkiler ve ne gibi bir çelişki yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88653

Bu durum, AYM'nin bir iç hukuk yolu olarak etkililiğini zayıflatan ve çelişkili bir tablo ortaya koyan ciddi bir sorundur. **Etkililik Üzerindeki Etki:** Bir iç hukuk yolu olunun 'etkili' sayılabilmesi için sadece teoride var olması yetmez; pratikte de erişilebilir olması gerekir. Eğer başvuru mercii (AYM), usul kurallarını (özellikle başvuru sürelerini) öngörülemez, aşırı katı ve şekilci bir biçimde yorumlayarak başvuruları esasa girmeden reddederse, o hukuk yolu fiilen erişilemez hale gelir. Bu da onun etkililiğini ortadan kaldırır. İHAM, Üçdağ kararında tam olarak bu tespiti yapmıştır. **Yarattığı Çelişki:** Çelişki şuradadır: Bireysel başvuru, temel hak ve özgürlükleri korumak ve ihlalleri gidermek için getirilmiş bir mekanizmadır. Ancak bu mekanizmanın kendisi, aşırı şekilci yorumlar nedeniyle yeni bir hak ihlaline, yani 'mahkemeye erişim hakkı'nın ihlaline neden olmaktadır. Hak aramak için oluşturulan bir yolun, kendisinin hak ihlali kaynağına dönüşmesi, sistemin temel amacıyla çelişir. Bu tür kararlar, AYM'nin bir iç hukuk yolu olarak meşruiyetini ve İHAM nezdindeki etkililiğini sorgulanır hale getirir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/adil/durust-yargılanma-hakki-ihlallerine-iliskin-bilanco-ve-kisi-hurriyeti-ve-guvenligi-hakki-bilancosuna-kisa-bakis)