Harici (adi yazılı) bir taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak ödenen bedelin iadesi talepli bir davada, davalı taraf belgedeki imzanın kendisine ait olup olmadığını 'bilemediğini' beyan ederse, mahkeme bu beyanla yetinebilir mi? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/15357 E., 2015/8413 K. sayılı kararı ışığında, mahkemenin ispat hukuku açısından hangi yollara başvurması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88641

Hayır, mahkeme bu beyanla yetinemez. Taşınmaz satışı resmi şekle tabi olduğundan adi yazılı sözleşme geçersizdir, ancak ödenen bedel sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, davalının imzanın kendisine ait olup olmadığını 'bilemediği' yönündeki beyanının yetersiz olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin yapması gerekenler şunlardır: 1) **İsticvap:** Davalı, imzanın kendisine ait olup olmadığının kesin olarak tespiti için HMK m. 169 vd. uyarınca isticvap edilmelidir. Bu sorgulamada net bir cevap alınması hedeflenir. 2) **İmza İncelemesi:** Davalı isticvapta imzayı inkar ederse, mahkemece imza incelemesi yaptırılmalıdır. 3) **Yazılı Delil Başlangıcı ve Tanık:** İmzanın davalıya ait olduğu tespit edilirse, bu belge HMK m. 202 uyarınca 'yazılı delil başlangıcı' kabul edilir. Sözleşmede bedel yazılı olmasa bile, yazılı delil başlangıcının varlığı halinde bedelin miktarı tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Kararda da, belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek bedel konusunda tanık dinlenmesi ve gerekirse keşif yapılarak taşınmazın o tarihteki değeri üzerinden bir sonuca varılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin bu yollara başvurmadan davayı reddetmesi bozma nedeni sayılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-169-isticvap.html)