Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/1853 E., 2018/10830 K. sayılı kararında, bozma sonrası yeniden temyiz başvurusunda, ilk temyiz sırasında yatırılıp iadesine karar verilen ancak çekilmeyen harcın mahsubu konusunda nasıl bir ilke benimsenmiştir? Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken yol nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88632

Anılan Yargıtay kararında, Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına atıf yapılarak şu ilke benimsenmiştir: Dosyada, bozma ilamı uyarınca iadesine karar verilen bir harç varsa ve bu miktar ilgili tarafından dosyadan geri alınmamışsa, bu miktarın yeni temyiz başvurusu için yatırılması gereken harçtan 'kendiliğinden mahsup edilemeyeceği' belirtilmiştir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, temyiz eden tarafın 'iadesine karar verilen harcın mahsubunu talep etmesi' ve bu durumu belgelendirmesi gerekir. Mahkeme, bu talep üzerine mahsup işlemini yapar ve eğer hala eksik bir harç miktarı kalıyorsa, bu miktarın tamamlanması için temyiz edene HMK m. 344 (eski HUMK m. 434) uyarınca kesin süre verir. Somut kararda mahkemenin, davalının böyle bir mahsup talebi olup olmadığını araştırmadan, doğrudan eksik harç nedeniyle 'temyiz edilmemiş sayılma' kararı vermesi hukuka aykırı bulunmuş ve ek karar kaldırılmıştır. Yani, mahkeme resen mahsup yapamaz, ancak talep üzerine yapmak zorundadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-344-harc-ve-giderlerin-yatirilmasi.html)