Aynı olgu ve olaylara dayanarak bir şüphelinin tahliye edilmesi ve hemen ardından yeniden tutuklanması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile erkler ayrılığı ilkeleri açısından ne gibi riskler barındırmaktadır? Atilla Taş kararında bu konuda yaşanan somut olay nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88626

Bu uygulama, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile erkler ayrılığı ilkeleri açısından ciddi riskler barındırır. Bir mahkemenin delilleri değerlendirerek verdiği tahliye kararının, yürütme organına bağlı olan savcılık makamı tarafından yeni bir soruşturma açılarak etkisiz hale getirilmesi, yargı kararına yönelik bir müdahale algısı yaratır. Bu durum, yargının siyasi veya kamuoyu baskısı altında karar verdiği izlenimini doğurur ve 'hukuk devleti' ilkesini zedeler. Yargı organları arasında bir hiyerarşi olmamasına rağmen, bir hakimin kararının bir savcının tasarrufuyla fiilen ortadan kaldırılması, yargısal güvenceleri anlamsızlaştırır. Atilla Taş kararında bu risk somutlaşmıştır. Metinde belirtildiği üzere, Atilla Taş hakkında tahliye kararı veren İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri ile bu kararı talep eden Cumhuriyet Savcısı hakkında, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından 3 Nisan 2017'de 3 ay görevden uzaklaştırma cezası verilmiştir. Bu durum, tahliye kararı veren yargı mensuplarının bir tür 'cezalandırıldığı' ve gelecekte benzer kararları vermekten çekinebilecekleri, yani yargı bağımsızlığının doğrudan zedelendiği bir tablo ortaya koymaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ikiz-tutuklama)