Taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu bir davada (örneğin alacak davası), hakimin HMK m. 31'deki davayı aydınlatma ödevi kapsamında taraflardan 'delil gösterilmesini istemesi' ile 'belli bir delili hatırlatması' arasında nasıl bir fark vardır? Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/22-2386 E., 2015/1512 K. sayılı kararı bu konuda neyi vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88589

İki durum arasında önemli bir fark vardır ve bu, hakimin tarafsızlığı ilkesiyle doğrudan ilgilidir. - **Delil Gösterilmesini İstemek:** Hakimin, bir tarafın dayandığı ancak somutlaştırmadığı bir vakıa (olgu) hakkında 'Bu iddianızı hangi delillerle ispat etmeyi düşünüyorsunuz?' veya 'Bu konuda delillerinizi sununuz' demesi, davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) kapsamındadır. Burada hakim, tarafı yönlendirmemekte, sadece ispat yükünü yerine getirmesi için ona usuli bir hatırlatmada bulunmaktadır. Bu, hukuka uygundur. - **Belli Bir Delili Hatırlatmak:** Hakimin, 'Bu iddianızı ispat için A kişisini tanık olarak dinletmeyi düşündünüz mü?' veya 'İşyeri kayıtlarını neden delil olarak sunmuyorsunuz?' gibi, spesifik bir delili işaret ederek tarafa yol göstermesi, 'tarafa yardım etme' ve 'tarafsızlığını yitirme' anlamına gelir. Bu durum, taraflarca getirilme ilkesini (HMK m. 25) ihlal eder ve hukuka aykırıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararında da bu ayrıma dikkat çekilmiştir. Kararda, 'hâkim, olayın aydınlatılması için tarafların delil ikamesini isteyebilir, ancak tarafa belli bir delili hatırlatamaz.' denilerek bu ince çizgi vurgulanmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-169-isticvap.html)