AYM'nin bireysel başvuru yetkisinin sınırı nedir? AYM'nin, bir kanun hükmünün İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne (İHAS) aykırı olduğunu tespit ederek bir hak ihlali kararı vermesi, norm denetimi yetkisinin aşılması anlamına gelir mi? Bu konudaki teorik tartışmayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88546

Bu konu, AYM'nin yetki sınırlarına ilişkin önemli bir teorik tartışmadır. Anayasa'ya göre AYM'nin temel görevleri norm denetimi (kanunların Anayasa'ya uygunluğunu denetleyip iptal etme) ve bireysel başvuruları (temel hak ihlallerini tespit edip giderme) incelemektir. Kural olarak, bireysel başvuruda bir kanun hükmünün Anayasa'ya veya İHAS'a aykırı olduğu gerekçesiyle 'iptal' edilmesi mümkün değildir. Bu, norm denetiminin alanına girer. Ancak AYM, bireysel başvuru incelemesinde, bir temel hak ihlalinin doğrudan kanunun kendisinden kaynaklandığını tespit edebilir. Bu durumda AYM, kanunu iptal etmez ama ihlalin kanundan kaynaklandığını belirterek bu ihlalin giderilmesi için yasama organına (TBMM) bildirimde bulunabilir (6216 S.K. m. 50/4). Metinde de değinildiği gibi, AYM'nin bir kanun hükmünün İHAS m. 7'deki 'kanunilik' ilkesini ihlal ettiğinden bahisle bireysel başvuruyu kabul edip ihlal kararı vermesi, yetkisini geniş kullanması olarak eleştirilmektedir. Eleştirel görüşe göre, AYM bu yolla üstü örtülü bir norm denetimi yapmaktadır. Savunulan görüşe göre ise, eğer bir hak ihlali doğrudan kanunun kendisinden kaynaklanıyorsa ve başka bir giderim yolu yoksa, AYM'nin bu tespiti yapması bireysel başvurunun etkinliği için zorunludur. Bu, yetki aşımı değil, temel hakları koruma görevinin bir gereğidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/bireysel-basvurularda-kanuniligin-denetlenme-siniri)